Bakan Memişoğlu Sağlık Muhabirliği Eğitim Programı’na ...

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 26 Şubat Çarşamba günü gerçekleştirilen Sağlık Muhabirliği Eğitim Programı’nda konuşma yaptı.

 

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, konuşmasında şunları söyledi:

 

Hepimiz Sağlıklı Bir Türkiye için Uğraşan İnsanlarız

“Hepiniz hoş geldiniz. Öncelikli olarak hepinize Sağlık Bakanlığı adına teşekkür ediyoruz. Sağlık muhabirliği, sahada olanlar sizlersiniz. O nedenle bizim karşılıklı konuşmamız, iletişimimiz çok önemli. Bizler sağlık politikalarını oluşturan, yöneten ve uygulamayı takip eden, düzeltmeye çalışan insanlarız. Esasında biz beraber aynı işi yapıyoruz. Hepimiz sağlıklı bir Türkiye için, daha çok sağlıklı insanlar için, aynı zamanda onların hem kültür hem bilinç hem de sağlığı anlamında gelişmesini sağlamak için uğraşan insanlarız. İnsanla direkt temas eden veya insana direkt hizmet eden meslekler her zaman zor mesleklerdir. İnsanların mutluluk kaynağının bilimsel çalışmalarda yüzde 75 sağlık olduğunu ortaya koymuşlar. Onun için insanlara mutluluk verecek bir alanla uğraşan bizlerin gerçekten hassas ve birbirimizle iyi diyalog içinde olmamız gerekir. Bizler ne kadar sağlıkçıysak sağlık muhabirlerinin de o kadar sağlıkçı olduğunu her zaman ifade ederim. Esasında sağlığın işleyişi de dâhil, insanların sorunları ve ihtiyaçları da dâhil ve dertleri de dâhil en çok vâkıf olanlardan bir grupsunuz. Sonuçta sağlık, hekimlik de başta olmak üzere bütün sağlık çalışanlarının amacı dertli insanlara derman olmaktır. Onun için sizler de bu insanların dertlerine nasıl çare bulunacağını önceleyen bir meslek grubusunuz. Onun için bizim iletişimimiz önemli. Sağlık objektif olmayı, doğru olmayı ve insanları sağlıkla ilgili en küçük bir yanlış bilgilendirmemeyi gerektiren bir husus. O nedenle iyi niyetli olsa dahi bir hata kaldırmayan ve direkt insanın sağlığıyla ilişkili bir mesleği yapıyoruz.”


muhasb

Türkiye Dünyada Sağlık Hizmetlerini Çok İyi Veren Bir Ülke Konumuna Geldi

“Türkiye son 20 senesinde sağlıkla ilgili gerçekten çok büyük bir yol katetti. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük desteği bu yolu katetmemizi sağladı. Bunun yanında insan gücümüzün kaliteli olması, özverili olması, mesleğini sevmesi ve bilgisinin iyi olmasıyla, altyapının düzenlenmesi ve işleyişin daha iyi hâle getirilmesiyle Türkiye dünyada sağlık hizmetlerini çok iyi veren bir ülke konumuna geldi. Esasında büyük bir çaba bu, bu çabanın neticesini COVID-19 salgınında da dünyaya ispat edecek şekilde aldık. Tabii ki eksikliklerimiz her zaman var, bu eksiklikleri çalışmayla, iyi niyetle ve bilgiyle çözme çabası içindeyiz. 2002’de bir insanımız sağlık sisteminden senede sadece iki kez yararlanırken bugün günümüzde bu 12’ye çıkmış durumda. 2002 senesinde beni kimin ameliyat yaptığı değil, nasıl ve ne ameliyatı olduğumu sorma yetisinde ve hakkında olmayan insanoğlu ülkemizde hangi ameliyatı nasıl yapılacağını tercih edebilir, her şeyini seçebilir hâle geldi.”

 

Mesleğini Aynı Zamanda Sanat ve Ruhla Yapan Bir Meslek Erbabıdır Hekimler

“Hekimlik sadece materyalist, maddi bir meslek grubu değildir. Hekimlik adanmışlıktır, hekimlik sanattır, hekimlik dertli insanların dermanı olmak için kendisini hayatı boyunca o insanlara adamış, mesleği sadece meslek olarak değil, aynı zamanda sanat ve ruhla yapan bir meslek erbabıdır hekimler. Ve kendini hep değerli hisseder ve hissetmek de ister. İşte bu değerli hissetmek isteyen hekimlerin lütfen değerini ve hakkını vermemiz gerekir. Toplum olarak da medya olarak da yöneticiler olarak da adliyeciler olarak da her konuda hekimliğin değerli olduğunu hissettirmemiz lazım. Çünkü hasta hekim ilişkisi çok kutsal bir alandır. Hekim memnun ve mutlu olmazsa bu ilişki sağlıklı olmaz. Sistemde güven olmazsa, hekime güven olmazsa, sağlık sistemine güven olmazsa ki maalesef istisnai olayları bu ülkede, en iyi sağlık hizmeti sunulan bu ülkede, genelleyip sanki sağlık sisteminde böyle bir sıkıntı genelde olmuş gibi algılatmak ülkemize de bizlere de hastalarımıza da sistemimize de zarar verir. Biz çok büyük bir sağlık hizmeti sunan, gerçekten bunu çalışanıyla, altyapısıyla, bilgisiyle, yönetimiyle, siyasi liderliğiyle, her şeyiyle bu ülkenin esasında en iyi alanlarından bir tanesiyiz. Bizim amacımız hasta hekim ilişkisini çok daha iyi hâle getirip aynı zamanda bunu doğru yerde, doğru zamanda etkin tedaviyi reorganize ederek sağlamak. Sadece ikinci ve üçüncü basamakta tedavi ağırlıklı değil, hastalanmadan koruyucu hekimliği, insanı da paydaş ederek, insanları da buna ortak ederek sağlatmamız gerekir.”

 

Bir Buçuk Milyon İnsanımızın Kronik Hastalığını Aile Hekimleri Sayesinde Erken Teşhis Ettik

“Bugün toplumumuzun en büyük risklerinden bir tanesi bağımlılık; sigara bağımlılığı, tütün bağımlılığı, internet bağımlılığı. İkinci büyük riskimiz kilo, hareketsizlik. Bunları biz korumayla ve insanları bu konuda eğiterek ve öğreterek bunları sağlatmamız lazım. Çünkü yaşlanan bir toplumda kronik hastalıklarda olsun bütün akut hastalıklarda olsun, eğer bedeniniz sağlıksızsa bunların riskini daha çok taşıyorsunuz. O nedenle bizim önceliğimiz korumak ağırlıklı bir sisteme dönüşmek. Bunu sadece biz sağlık yöneticileri başaramayız. Bunu sizlerle beraber, toplumla beraber o koruma bilincini, kültürünü oluşturarak insanlarımızla beraber sağlamak durumundayız. Onun için koruyuculuk önemli. Onun için de aile hekimliğine başladık biliyorsunuz başından beri. Ne dedik? Aile hekimliği bizim en önemli sağlık hizmet ayağımız dedik. Mevzuat anlamında şunu yaptık; aile hekimliklerine kendi nüfuslarına ait sağlık sorumluluğunu taşıma zorunluluğunu getirdik. Maaş olarak da kesmedik, eğer kendi nüfusu bir önceki döneme göre daha az hastalanırsa, daha az ilaç ihtiyacı duyarsa ona ilave bir teşvik ödemesi yaptık. Ve şu anda gerçekten bir buçuk milyon insanımızın kronik hastalığını aile hekimleri sayesinde teşhis ettik ve daha hastalık ilerlemeden bunları kontrol edip takip eder hâle getirdik kendimizi.Daha da güçlendirmek için birçok yatırım, birçok altyapı planlaması 2025 yılında yaptık. Daha da yapmaya devam edeceğiz. Türkiye’de şu anda 300’e yakın Sağlıklı Hayat Merkezi var. Diyetisyeninden fizyoterapistine, diş hekiminden sosyoloğuna, çocuk gelişimcisine kadar orada bütün insanlara hizmet veriyor ve tamamen ücretsiz. Kanser taramaları; meme kanserinden rahim kanserine, bağırsak kanserine kadar hepsi ücretsiz taranabilir hâlde alt yapımızda. Ve bu, esasında baktığımız zaman, bunları aynı zamanda da hastanelerimizle eşleştiriyoruz. Bugün aile hekimliğine gittiğiniz zaman, gerçekten hastalıkla ilgili bir ihtiyacınız varsa ikinci ve üçüncü basamağa, kendi nüfusuna hastaneden randevu alır hâle getirmiş durumdayız. Ve bunların birbiriyle haberleşmesini de artık sağlama aşamasındayız. Şunu bilin ki öncelikli hedefimiz koruyucu hekimlik. Randevu bekleme oranını yüzde 60 azaltmış durumdayız.”


smuhab3

Çalışmalarımızdan Bir Tanesi Ödeme Sistemleriyle İlgili

“Özellikle özel sektörün hastaneleriyle ilgili bir mevzuat değişikliği yaptık. Ayaktan teşhis tedavi mevzuatımızı revize ediyoruz. Sağlık meslek mensuplarının tanımlaması yaklaşık 12 yıl önce yapılmıştı. Onların da özel olarak nasıl çalışacağı için bir mevzuat çalışması yapıyoruz. Yani fizyoterapistler olsun, diyetisyenler olsun, psikologlar olsun özel olarak nasıl sağlık hizmeti vereceği konusunda da bir mevzuatsal çalışma içindeyiz. Esas en büyük çalışmalarımızdan bir tanesi inşallah ödeme sistemleriyle ilgili de hep beraber Hazine ve Maliye Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bir çalışma içinde olacağız.”

 

Beraber Bu Ekosistemi Oluşturacağız

“Bunun yanında da esasında sahada hizmet sunan, gerçekten bu işi özveriyle yapan bilim insanları ve sağlık çalışanlarıyla beraber onların önerilerini alacak, aynı zamanda fikirlerini değerlendirip mevzuata ekleyecek bilimsel komisyonlarımızla, komitelerimizle sağlıkta daha da iyi hizmet sunabilir hâle gelmeye çalışıyoruz. Aile hekimliği ve koruyucu hekimlikle beraber en büyük hedeflerimizden bir tanesi ‘Üreten Sağlık’. Ve bununla ilgili de TÜSEB dediğimiz Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığını kaldıraç olarak kullanmak istiyoruz. Ve hastanelerimizde de Teknoloji Transfer Ofisleri, özellikle büyük hastanelerimizde ki ilkini İzmir’de yaptık, şimdi Bilkent, Etlik ve Başakşehir’de kuruyoruz (Ankara Bilkent Şehir Hastanesi, Ankara Etlik Şehir Hastanesi, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi). Fikri olanın gelip orada fikrini söyleyeceği, onu aynı zamanda da hukuki korumaya alacağımız, patentini alacağımız, sonra da ticari ürün hâline getireceğimiz ekosistemi Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızla beraber, TÜBİTAK’ımızla beraber, aynı zamanda yatırımcılarımızla beraber, üniversitelerimizle beraber bu ekosistemi oluşturacağız. Bunun ilk adımlarını atıyoruz. Tabii sürprizlerimiz var. İnşallah bu sene insanımıza nasıl ventilatörü bu mühendislerimiz, sanayicilerimiz solunum cihazını bu ülkeye hediye ettiyse bugün glikoz sensörlerini hediye edecek, kalp akciğer makinelerini hediye edecek, röntgen makinelerini hediye edecek, birçok monitöründen EKG’sine kadar her şeyi üretebilecek, ultrasona kadar, hem teknik gücümüz var hem insanımız var hem de niyetimiz var. Bunları yavaş yavaş göreceksiniz. Onun için de biz Sayın Cumhurbaşkanımızın dediği gibi Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık modelimizle Sağlıklı Türkiye Yüzyılı’nı program olarak başlattık.”


smuh4

Devletin Güvencesiyle Sağlık Hizmetini Misafirlerimize Sağlamak için Çalışacağız

“Sağlık turizmiyle ilgili de çalışma yapıyoruz. USHAŞ dediğimiz esasında bizim sağlık turizmini organize eden şirketimiz var ve bu şirketi özellikle sağlık turizmiyle ilgili gelecek hastaların güvencesi olarak görmenizi istiyorum. Yani o bir hasta getirmeyecek gelen hastaların sağlığıyla ilgili de bütün takibi, doğru işler yapılıp yapılmadığını devletin güvencesiyle sağlık hizmetini gelen misafirlerimize veya turistlere sağlamasına çalışacağız. Bunu Kültür ve Turizm Bakanlığıyla da çalışıyoruz. Gelen turistlerin de sağlığıyla ilgili bir koordinasyon yapacağız. Ve Türkiye öyle bir jeopolitik alanda ki Türkiye bugünkü sağlık turizmi gelirlerinin en az altı yedi katını sağlayabilir. Türkiye bu konuda dünyaya çok daha lider hâle gelebilir diye düşünüyoruz.”

 

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı.

 

T.C. Sağlık Bakanlığı ile Anadolu Ajansı iş birliğinde düzenlenen Sağlık Muhabirliği Eğitim Programı’yla sağlık haberciliğinin gelişimine katkı sağlamak ve kamuoyunun doğru sağlık bilgilerine erişimini güçlendirmek amaçlandı.

smuhab5